| Hamilelikte İlk-Birinci Ay |
|
|
|
|
Küçük bir adam olmadan, yüzü, kalbi, kol ve bacakları gelişmeden birkaç hafta önce, embriyon bir disk şeklindedir. Mini mini bir disk. Çapı milimetrenin onda ikisi kadardır. Bu disk, yumurtanın büyük hücrelerinin ortasında bulunur. Yapısı bakımından bu disk, patlayan otomobil lastiklerini yapıştırmak için kullanılan kaynaklara benzer Bu kaynaklar gibi, embriyon diskinin hücreleri de 3 kat veya yaprak halindedir. Bu yapraklar bebeğin organlarını meydana getirirler: Dış yapraklar veya ektoderm, deri, tüyler, tırnaklar ve sinir sistemini (omurilik ve beyin), ortak yapraklar veya mezoderm kasları, iskeleti ve kan damarlarını, iç yapraklar veya endoderm ise ciğerleri, sindirim sistemini ve buna bağlı bezleri meydana getirirler. Bütün bu hücre faaliyetleri merkezî bir sistem tarafından ektoderm ile andoderm arasında bulunan bir kumanda yerinden yönetilir. Bu merkezî sistem, Hans Speeman adında bir Alman bilgin tarafından bulunmuştur. Bilgin bu buluşu ile Nobel Armağanı kazanmıştır. Bd önemli nokta, bir orkestra şefi gibi, hücrelerin ayrılmasını idare eder ve onlara yapmaları gerekli görevleri verir. Bazılarına birbirine kaynıyarak kasları, diğerlerine sinirleri, başkalarına deriyi, kemikleri meydana getirmelerini bildirir. Başlangıçta birbirlerine benzeyen hücreler görevlerine göre ayrılınca artık yüklendikleri görevden başka bir şey yapmazlar. Böylece rollerin dağıtımı 15 gün sürer. 18. güne doğru, disk şekil değiştirir. Yuvarlakken uzar ve yumurta biçimi bir şekil alır. Arka tarafı ön taraftan daha geniş, ortası biraz dar, bir ayakkabı tabanına benzer bir şekil meydana gelir. Embriyon açıkça şekillenmeye başlar. Küçük taban, ortasından incelir, su oluğu gibi bir iz olur. Burada sinir sistemi meydana gelir. Oluğun iki yanında küp şeklinde küçük çıkıntılar görülür: Önce bir tane, sonra iki, üç… Bir, iki hafta içinde sayıları 41 olur ve omurları, kaburgalar, kasları meydana getirirler. Embriyonun içinde sindirim sisteminin ilk parçaları, barsaklar şekillenmeye başlar.21. güne doğru embriyon iyice, büyür. Artık mikroskop alanın dan çıkar. Büyüklüğü 2 mm.’yi geçer, belirli bir biçim almaya başlar. Oluğun kenarları birbirine yaklaşır, içinde omurilik bir iplik gibi şekillenir. Bunun ucunda bir şişkinlik olur, bu baştır. Başın içinde beyin gelişmeye başlamıştır. Diğer uçta, daha küçük bir başka şişkinlik olur: Sonradan kuyruk sokumunun görüleceği yerde küçük bir kuyruk meydana gelir. 4. hafta kalp oluşur, birkaç ay sonraki kalbe hiç benzemeyen bir biçimdedir. Kalp iki büyük kan damarının birleşmesinden meydana gelmiş, kısımlar halinde bir tüpe benzer. Şimdiden çarpmaya başlamıştır. Ve ölüme kadar çarpmaya devam edecektir. Kan dolaşımı başlamış, embriyon kendi kanını yapmıştır. İlk ayın bilançosu, embriyon 5 mm. olmuştur, elips şeklindedir, ne kadar küçülmüş olursa olsun insana benzemeyen bir durumdadır. Daha çok kurbağa yavrusu türünden bir küçük hayvanı andırmaktadır: Önden başın şişkinliği sırt kısmı ile bir dik açı yapmış, karında bir çıkıntı halinde kalp görülmekte, arkada kuyruk şeklinde ufak bir fazlalık bulunmaktadır. Fakat bu, yüzü olmayan, kolsuz bacaksız vücutta kalp yavaş yavaş çarpmaktadır. Çocuğunuzun daha ilk rahme düşmesinden başlayarak haftadan haftaya gelişmesini okurken kendi kendinize şöyle bir soru sorabilirsiniz : Bu olayların böyle olduğu nasıl biliyor, nasıl incelenip izlenebiliyor? Embriyolojistler (embriyonla uğraşan kimselere denir) bir yandan kaza sonucu dışarı atılan yumurtaları veya hamile bir kadına yapılan zorunlu bir ameliyattan sonra çıkartılan yumurtaları incelemekle okuduğunuz sonuçlara varırlar. Fakat bu yumurtaların sayısı oldukça azdır. Diğer yandan insanın gelişmesine çok yakın olan hayvan türlerinin yumurtaları üzerinde yapılan incelemelerden bir takım sonuçlar elde ederler. Bu hayvanlardan yarasa en başta gelir, bunu tavşan, sıçan ve kobaylar izler. |


